7. Sınıf Din Kültürü Ahlak dersi yazılı soruları

19/1/2009 ·

1. Davranışlarımız güzel olmamasının kendimize ve çevremize ne gibi zararları dokunur, 2’şer örnek yazınız? (20)



2. Güzel ahlaklı olan insanlarda hangi güzel hareketler görülür, 5 tane örnek yazınız? (10)



3. Toplumda herkes üzerine düşen görevi gerektiği şekilde yaparsa o toplumda hangi güzellikler ortaya çıkar, 2 tane örnek yazınız? (10)



4. Hac nedir, Hac’cın bize kazandırdığı güzel davranışlardan 2 tanesini yazınız? (20)



5. Hac ve Umre arasındaki fark nedir? (10)



6. Hac ibadetinin farz olabilmesi için hangi koşulların gerçekleşmesi gerekir (Hac kimlere farzdır)? (20)



8. Kurban ibadetinin vacip olabilmesi için hangi koşulların gerçekleşmesi gerekir (Kurban kimlere vaciptir)? (10)

 

 A) Aşağıdaki sorularda boşluk bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz. (30 Puan)

1- Orucun başlama vaktine imsak, bitiş vaktine ise iftar denir.
2- Kıyamet günü geldiğinde İsrafil adlı melek Sûr denilen alete üfleyecek ve bütün canlılar yok olacaktır.
3- Dünyada iyi bir insan olarak yaşayan, Allah(cc)’ın emirlerini yerine getiren ve yasaklarından kaçınan insanların, içinde ebedi olarak kalacağı ve çeşitli nimetlerle donatılmış ahiret yurduna Cennet denir.
4- İnsanın yapmış olduğu iyilik ve kötülükleri amel defterine kaydetmekle görevli meleklere Kiramen Kâtibin adı verilir.
5- İnsanları doğru yoldan saptırmaya çalışan ve kötülüğün simgesi olarak kabul edilen varlık şeytandır.
6- Cehennem ahirette insanların bu dünyadaki günahlarına karşılık azap görecekleri yerdir.

B) Aşağıdaki sorularda doğru olan cevapları işaretleyiniz. (50 Puan)

1- Aşağıdakilerden hangisi orucu bozan durumlardandır?
(A) Kulağa su kaçması (B) Sigara içmek (C) Banyo yapmak (D) Kusmak

2- Hastalık ve yolculuk gibi özürlerle tutulamayan oruçların daha sonra tutulamadığı gün sayısınca tutulmasına ne ad verilir?
(A) Adak orucu (B) Kaza orucu (C) Ramazan orucu (D) Nafile oruç

3- Aşağıdakilerden hangisi meleklerin özelliklerinden değildir?
(A) Son derece hızlı hareket ederler. (B) Cinsiyetleri yoktur. (C) Ateşten yaratılmışlardır. (D) Günah işlemezler.

4- Dinimizin sihir ve büyü konusuna bakışı hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
(A) Sihir ve büyüye bazen izin verilmiştir. (B) Sihir ve büyüyle uğraşanlar övülmüştür.
(C) Batıl inanış olup, kesinlikle yasaklanmıştır. (D) Sihir ve büyü teşvik edilmiştir.

5- **ümle başlayıp tekrar dirilme anına kadar devam eden devreye ne ad verilir?
(A) Berzah âlemi (B) Ecel (C) Mahşer yeri (D) Ahiret hayatı

6- İnsan öldüğü zaman ona sorular sorarak hesaba çekmekle görevli melekler aşağıdakilerden hangileridir.
(A) Kiramen Kâtibin (B) Münker Nekir (C) Hafaza Melekleri (D) Rıdvan ve Malik

7- Aşağıdakilerden hangisi ahiretle ilgili bir terim değildir?
(A) Haşr (B) Ba’s (C) Mizan (D) Miraç

8- Şeytan niçin Allah tarafından lanetlenmiştir?
(A) Ateşten yaratıldığı için (B) Gözle görülmediği için
(C) Cinlerden olduğu için (D) Hz. Âdem’e secde etmediği için

9- Aşağıda belirtilen iman esaslarından hangisi bizim daima görülüp gözetildiğimizi ve yalnız olmadığımızı bize hissettirir?
(A) Meleklere iman (B) Peygamberlere iman (C) Kaza ve kadere iman (D) Ahiret gününe iman

10- “Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâs” ayeti hangi surede geçmektedir?
(A) Nas Sûresi (B) Felak Sûresi (C) Mâûn Sûresi (D) Kureyş Sûresi

C) Aşağıdaki sorulara cevap veriniz. (20 Puan)

1- Dört büyük melek ve görevlerini yazınız.
* Cebrail: Allah’tan gelen vahiyleri peygamberlere bildirmekle görevlidir. * Azrail: Yüce Allah’ın emri ve izni ile eceli gelen canlıların canlarını almakla görevlidir. * Mikail: Her türlü tabiat olayını düzenlemekle görevlidir. * İsrafil: Kıyamet günü Sûr adı verilen alete üflemekle görevlidir.
2- Mahşer, mizan, sırat ve amel defteri terimlerinin anlamlarını yazınız.
* Mahşer: Yeniden dirilişin başlamasıyla insanların kabirlerinden çıkarak toplanacakları büyük meydandır.
* Mizan: İnsanların günah ve sevaplarını tartacak olan adalet terazisidir.
* Sırat: Cehennemin üzerine kurulmuş olan ve insanların üzerinden geçmeye çalışacağı köprüdür.
* Amel defteri: İnsanların dünyada yaptıkları iyilik ve kötülüklerin yazıldığı defterdir.
NOT : Sınav süresi 40 dakikadır. A ve B grubundaki sorular 5’er puan, C grubundaki sorular ise 10’ar puandır.
TARİH : 31/12/2007 " İman edip yararlı iş yapanlara gelince onlar da cennetliktirler. Onlar orada
devamlı kalırlar." (Bakara Sûresi, 82. ayet

7. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersi - Sayfa 45-48

19/1/2009 ·


Osmanlı Devleti'nin altı asır süren hâkimiyeti, sadece Müslüman milletler için değil Osmanlı idaresi altında yaşayan gayrimüslimler için de barış iklimi tesis etmişti. İster Yahudi olsun ister Hıristiyan; Osmanlı'nın tebaası olan bütün unsurlar, Pax Ottoman adı verilen bu huzur ikliminde Müslümanlarla barış ve hoşgörü içinde yaşamışlar; Avrupa devletlerinin zulmünden kaçıp Halife'nin şefkatine sığınmışlardır. Endülüs'teki zulümden kaçıp kendilerine yeni bir vatan arayan Yahudilere Osmanlı Devleti'nden başka kucak açan olmamış; Sultan'ın emri altına giren Ortodoks, Katolik vs. bütün gayrimüslim unsurlar, hiçbir baskı görmeksizin kendi inançlarını yaşayabilmişlerdir.

Osmanlı Devleti, Türk-Kürt ve Sünnî-Alevî unsuların kavga etmediği, ayrışmanın değil kardeşliğin devam ettiği bir yönetim tarzı da tesis etmiş, bugün ülkemizde yaşanan tartışmalara ışık tutabilecek birçok uygulamayı faaliyete geçirmiştir. İstanbul, bu barış ve hoşgörü iklimini, kılıç zoruyla tesis etmediği gibi, kendi rızaları ile Sultan'ın emrine giren aşiret ve kabileler Osmanlı ruhunu kendi topraklarına taşımak için payitahta sayısız mektuplar göndermişlerdir. Kürt aşiretlerinin İstanbul'a itaatini bildiren mektuplar, Kuzey Afrika kabilelerinin Sultan'a yazdıkları dilekçeler ve Alevilikle ilgili ilk kez bu kitapta yayınlanan belgeler, bu inkâr edilemez ve hasret kalınan gerçeğin delilleridir.

Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Osmanlı Arşivlerinde yaptığı araştırmaları Pax Ottoman üst başlığı ile bu kitapta bir araya getirdi. Akgündüz'ün, Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın isteğiyle hazırladığı iki tarihî rapor, Osmanlı'da Gayrimüslimlerin Yönetimi isimli bu kitapta okurlara açıklanıyor.

Ömer Seyfettin Kimdir - Ömer Seyfettin'in Hayatı

19/1/2009 ·

Ömer Seyfettin 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Asker olan Ömer Şevki bey'le Fatma hanım'ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Bey'in görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanî'ye, ardından 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesi'ne kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsi'ne devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Piyade Asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordu'nun İzmir Redif Tümeni'ne bağlı Kuşadası Redif Taburu'na tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okulu'na öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemli bir hâdisedir. Zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik görür. Necip Türkçü'den ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler alır.
Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Ordu'da görevlendirilir. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi kil Koyuncu'nun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemler'e çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in "Yeni Lisan" isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlanır.
Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine zarurî olarak dağılırlar. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrılır, hatta esir düşer. Nafliyon'da geçen esaret hayatı sırasında sürekli okur. "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu yıllarda yazar. Bu hikâyeler Türk Yurdu'nda yayımlanır. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazanır.
Ömer Seyfettin 1913'te esaret hayatı bitince İstanbul'a döner. Bir süre sonra da Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirilir. Burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazar. 1914 yılında Kabataş Sultanisi'nde öğretmenlik görevine başlar ve bu görevini ölümüne kadar sürdürür.
1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlenir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulur. Yazar tekrar yalnızlığına döner.
1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde hikâye ve makaleleri yayımlanır.
Hastalığı 25 Şubat 1920'de artar, 4 Mart'ta hastahaneye kaldırılır. Türk hikâyeciliğinin bu unutulmaz ismi 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumar. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığı'na defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya tramvay garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Asri Mezarlığı'na nakledilir.
Ömer Seyfettin Türk edebiyatının en önemli yazarlarından biridir. Otuz altı yıl gibi kısa bir ömüre çok sayıda eser sığdıran Ömer Seyfettin Türk fikir ve edebiyat alanına silinmez izler bırakmıştır.

« Önceki ::